23 Ocak 2015 Cuma

Pearl Drops Macun ve Curaprox Fırça

Herkese Merhaba ! 


Hafta'nın son günü sizlere doktora gitmeden diş beyazlatmanın en kolay ve en güzel yönteminden bahsedeceğim .

Bana göre ( 22 yaşına kadar hayatında hiç dişçiye gitmemiş biri olarak ) diş sağlığı ve güzelliği çok çok önemlidir. Tabii ki küçükken bende her çocuk gibi düzenli diş fırçalamazmışım fakat annemin dediğine göre , deli gibi süt içen bir çocuk olduğum için hiç dişçiye gitmememi ona bağlıyorum :) ( süt içmeyi hala çok severim. ) 


Çay , kahve vs. diş sarartmaya meyilli içecekler tüketen biri değilim . Hani sırf bu yüzden değil ciddi anlamda çayı ve kahveyi sevmem :) Zaten dişleride en çok sarartan ürünler bunlar ve sigara tabiki .. 
Hiçbirzamanda diş beyazlatma olayına takık bir insan değildim . Taa ki ameliyattan sonra doktorumun verdiği vitaminler dişlerimi sarartana kadar .. Bu sebeple diş hekimine gidip diş beyazlatma yöntemine pek yanaşmıyorum açıkcası , yaptıkları işlem dişleri ve diş minelerini incelttiği için fazla hassas bir diş meydana geliyor . O yüzden bu tarz macunlar ve buna benzer toz ürünler daha mantıklı ve en azından dişlerde kalıcı hasarlar bırakmaz diye düşünüyorum.

Pearl Drops Hollywood Smile macunu alırken pekte umutlu değildim aslında . Buna benzer ürünler bi ton şey vaad ediyorlar fakat eve gelip deneyince bir sonuç alamıyorsunuz malesef . 

Yaklaşık 2 yıldır Curaprox diş fırçasını severek kullanıyorum . Bu fırçayı çok severek kullananlar var bunun yanı sıra merak edenlerde çok fazla. 

Curaprox fırça'nın en temel özelliği ; fırçanın üzerinde yazdığı gibi 5460 tane kıl'a sahip . Böylece dişlerinizi fırçaladığınızda fırçanız rahatca tüm dişlerinize ve diş boşluklarınıza ulaşabilmiş oluyor. En önemlisi ise diş hekimleri , bu fırçanın kullanımının diş ipi gerektirmeyeceğini söylüyor .

Gelelim Pearl Drops diş macununa ; kendileri 4 boyutlu beyazlatıca sisteme sahipmiş ve içerisinde yer alan inci pudrası sayesinde dişte oluşan lekelerin ve plakların çıkarılmasına yardımcı oluyormuş. En önemliside 3 hafta içerisinde 4 ton beyazlık vaad ediyor. 


Yukarıda ki resimdede Pearl Drops macunun ilk kullanılmış halini görmektesiniz :) Sonuç harika değil mi ? Bence ilk kullanıma göre harika !! 

Bakalım 3 hafta içerisinde neler olacak :))

Not : İkisinide seçkin eczanelerde bulabilirsiniz . 

Macun ; 16 TL 
Fırça ; 13 TL


Sevgilerimle 

XoXo 

21 Ocak 2015 Çarşamba

Balenciaga - Florabotanica


Herkese Merhaba ! 

Beni tanıyanların çoğu ne kadar koku delisi olduğumu bilirler . Hatta ilk parfümümü 6 yaşımdayken annem almıştı . ( Barbie markasının çıkarmış olduğu parfüm :) ) Yaklaşık çıktığı günden beri ,  tahmini 2 yıldır falan Armani'nin Si parfümünü severek kullanıyorum.  Armani'nin yanı sıra Lancome'un La Vie Est Belle ile ikisini dönüşümlü olarak kullanıyorum diyebilirim . Kışın şekerli kokuları çok seviyorum . Özellikle içerisinde vanilya olanları .. Zaten Si ile La vie est belle ikilisini birbirlerine çok benzetenler oluyor , içerisinde bulunan notalar gereği bende benzettiğim için çok beğeniyorum..

Balenciaga markasının kokularını uzun zamandır merak ediyordum. Genelde çiçeksi ve baharat notalara sahip kokular üretiyor. Florabotanica ise , adındanda anlaşıldığı gibi tam bir botanik bahçesi çiçekleri gibi kokuyor .




Florabotanica'nın tanıtım yüzü ise Kristen Stewart. Alacakaranlık serisinden bilirsiniz hani asi , uslanmaz ve güçlü bir genç kızdı kendileri . Kristen'nin doğal ve donuk bir güzelliği vardır . Balenciaga markası bence bu parfümün yüzü olarak onu seçmesinde kokuya aşırı derecede bir gizemlilik katmış kanımca .. 

Gelelim Florabotanica'nın notalarına ; Öncelikle çiçeksi ve ferah bir aroması var . İçerisinde gül , yabani nane , beyaz amber ve karanfil bulunuyor. Ben sıktığımda ise gül ve nane kokusunu alabiliyorum. Zaten içerisindeki nane koku'nun ağırlığını kırıyor ve fresh bir hava katıyor . 






Bildiğiniz gibi kokularda dünya markaları'nın geneli çok pahalı oluyor .  Bu yüzden bir parfüme 200-300 lira vermek kimine  göre fazla olabilir . Ben Kıbrıs seyahatimde set olarak almayı tercih ettim en azından içerisinde kremi ile birlikte geldiği için verdiğimiz paraya bi nebzede olsun deydiğini düşünüyorum ( yada bana öyle geliyo ) . :)) 


Sevgilerimle  

XOXO 

7 Ocak 2015 Çarşamba

Nerelerdeydim ? (Gastrik Bypass)

Merhaba ! 

Öncelikle hepinizin yeni yılını kutlarım . Umarım 2015 hepimizin yılı olur ve bize şans getirir..

En son Ağustos ayından buyana neler oldu yada olmadı merak ediyorsanız yazımı okumaya devam edebilirsiniz :)

Aslında mezuniyetimden bu zamana kadar uzuun bir tatil dönemim oldu. İzmir-Kuşadası , Kıbrıs falan derken hiç yapmadığım kadar tatil yaptım ve hiç dinlenmediğim kadar dinlendim . Böylece gezdim, gördüm  fazlasıyla yedim ve içtim (son defa) .

Neden mi son defa ? 

22 yıllık ömrümde kendimi bildim bileli hep kilolu bir insandım . Denemediğim diyetler , gitmediğim doktorlar , kullanmadığım ilaçlar kalmadı . Tabiki bu seçenekler işe yaramaz değiller sadece "kibrit kutusu" mantığı beni açmadı :) Böylece hiç bi şekilde kilo belasından kurtulamadım..

Nedense kilolu insanların ( bazıları? )  enteresan bi özgüvene sahiptirler , tabii bi o kadarda kendileriyle barışık . Hangi kiloluya sorarsanız sorun onlar asla kendilerini kilolu görmezler . Bana sorarsanız ben hiç kilolu değildimki :)

Hiçbir söz , birilerinin söylediği cümle yada kelime yıkmadı beni . Bazen düşünürüm bu şans mı yoksa şanssızlık mı ? Aile içinde olsun, okuduğum okullarda yada arkadaş çevrem olsun her daim sevilen biri oldum hatta şöyle diyim artisslik olsun ; hiçbizaman arkadaş edinmedim , insanlar benimle tanışmak istedi ki hatta bazı kankalarımı böyle buldum da diyebilirim :))

 Çok şükür bugüne kadar ne birileri tarafından aşşağılandım nede dışlandım. Kısacası ben şanslı olanlardanım ..

Tabi ki bu sizi seven insanlar için geçerli . Ben hayatım boyunca insanları iki gruba ayırırım.

1. Grup : Sizi tanıyan ve seven insanlar
2.Grup : Sizi tanımayan insanlar 

Zaten asıl vurgunu sizi tanımayan insanlardan yersiniz. Bilmeden sizi yargılarlar sürekli yorum yaparlar kimseyi olduğu gibi sevmeyi denemezler..  Hatta herşeyi geçtim bu dünyada engeli olan insanlarla bile dalga geçen .....lar gördüm.

Derin konuları bir kenara bırakıp gelelim asıl meselemize .

 Gastrik Bypass nedir ? 

Midenin büyük bir bölümü bypass edilerek küçük hacimli (yaklaşık 30-50 cc) bir mide bölümü hazırlanarak ince bağırsaklara dikilir. Bu ameliyatta hem diğer obezite cerrahisi ameliyatlarında olduğu gibi mide hacminin küçültülmesi hem de bağırsakların bir bölümünün devre dışı bırakılarak, tüketilen yiyeceklerin bir kısmının emilmeden atılması hedeflenir. Böylece hastalar hem daha az gıdayla doyar, hem de aldıkları gıdanın bir kısmı emilir. 






Bilindiği üzere bir sürü mide küçültme ameliyatları yani obezite cerrahi ameliyatları var . Örn : Tüp mide , mide balonu vs. Fakat bunlarda en etkilisi ve en zor olanı Gastrik bypass. Mide çok çabuk büyüyüp küçülebilen bir organmış ben bunu daha yeni öğrendim tabii .. Alınsa bile zamanla kendini yeniler ve eski boyutuna dönebilirmiş . Doktorum  Prof. Dr. Oktay Banlı  (incelemek isteyenler için linki)  www.oktaybanli.com  bana Gastrik bypass uygulanmasının daha kalıcı sonuç vereceğini söyledi böylelikle midem kolay kolay eski haline dönmeyecek. 

Ameliyat, anestezisiydi hazırlığıydı falan derken totalde 2,5 saat'e yakın sürüyor . Ve laparoskopik ( kapalı ) yöntemle yapılıyor. Karın bölgesinde minicik 4 tane delik açıyorlar yani açık bir yaranız falan olmuyor. Ben şahsen ağrılardan ötürü karnımda milyon dikiş var sanıyordum , doktorum gelip bantları açınca dikişleri bile göremeyip şok olmuştum o derece :)) . 

Ağrılara gelince ; ilk dört en fazla beş gün karın bölgenizde ağrılarınız oluyor . Tabi içten gelen bir ağrı (gayet normal taze acılar olması) . En kötüsüde eğer yan yatmayı benim gibi yüz üstü yatmayı seviyorsanız sizi en çok sırt üstü yatmak zorluyor .. Hatta ilk bir hafta bu sebepten doğru düzgün uyuyamamıştım :( Zaten dört - beş gün hastanede kalıyorsunuz sürekli ağrı kesicileriniz , kan sulandırıcılarınız ve mide koruyucularınız yapılıyor . O yüzden çok aman aman canınızın yandığını  hissetmiyorsunuz . 

Yemek konusuna gelince ; İlk üç gün hiçbirşey yemiyorsunuz yada içmiyorsunuz. Zaten açlık hissini unutun öyle bişey katiyen olmuyor. Zira serumlar yetiyorda artıyor bile .. Üçüncü günün sonunda mavi ilaç katılmış bir su içmeniz isteniyor. Tadı berbat ama işlevi çok önemli .. Bu suyun sayesinde midenizde sızdırma var mı yok mu bu anlaşıylıyor. Ben ilk duyduğumda müthiş korkmuştum " ya sızdırırsa ? " 
Ama zaten ameliyat esnasında cerrahınız birden fazla sızdırmazlık testi yapıyormuş , bu mavi su ise sadece garanti .. 
Yinede o gece sabaha kadar gözümü yummayıp , direnimde mavilik var mı diye gelen her hemşireye teyt ettirdim. Sabahına ise mavi suyu idrarla attığımı söylediklerinde ailecek deli gibi sevinmiştik :) 

Sonraki günler , oda sıcaklığında yudum yudum su ile sıvı alımına başlandı. Hiçbir şekilde sıvı alımında sorunum olmadı çok şükür. Zaten ilk 15 gün sadece sıvı ile besleniyorsunuz midenizi alıştırmak için . 

Sıvılar ; Su, Ayran , Tanesiz Çorbalar , Komposto suları ( tanesiz ) , Süt ve tatlı niyetine diyabetik puding ve muhallebi ( sıvı kımında ) . 

Liste çok fakir görünsede bunları bile içmek istemiyorsunuz inanın . Annemler bana yalvarıyordu nolur iç - ye diye :) ( normalde yeme diyen annenizin nolur ye demesi inanılmaz mutlu ediyor insanı ) 

Eve çıkmamın bir haftası dolduktan sonra ilk kontrolüm için diyetisyenime göründüm ( bu süreçte artık diyetisyeniniz ön plana çıkıyor zira kendisini 2 yıl boyunca göreceksiniz , bi nevi sizin manevi anneniz yada babanız olacak .. ki benimkisi şeker ötesi bir bayan her daim arayıp milyon tane sorularımla rahatsız ettiğim sevgili Dyt. Ümran Yılmaz ♥ 
İlk hafta tartıldığımda 8 kilo vermiştim , bu demek oluyor ki neredeyse hergün 1 kilo vermişim .. Bu sonucu görünce insan inanılmaz motive oluyor haliyle . Verdikçe veresim geliyor yahu :P

Son olarak ; 15 günün sonunda yavaş yavaş yumuşak katılara geçtim. O kadar zaman sıvıyla beslenince Allah var katılar çok korkuttu beni. 

Yumuşak Katılar ; Kıymalı (kabak,ıspanak,bamya) yemekleri , Tavuk but ( 2 parmak kadar) ve somon balığı. Kahvaltıda ise ; Peynir veya Rafadan yumurta. Ara Öğünler ; Süt , yoğurt yada muz .. 

29 Kasım Cumartesiden bu yana 1 ay 10 gün oldu.. Biliyorum bu uzun bir süreç . Tek ihtiyacınız olan biraz zaman ve birazcıkta sabır ... 

Not : Ameliyatla ilgili sormak istediğiniz her konuda yardımcı olmaktan mutluluk duyarım

Mail : hulyakca@hotmail.com
İnstagram : @hulyacigiim

                                                                        Sevgilerimle  

XOXO